Antik Roma, sadece askeri gücüyle degil, ayni zamanda mühendislik dehasiyla da tarihe yön vermistir. "Tüm yollar Roma’ya çikar" sözü, imparatorlugun dört bir yanini saran devasa lojistik agin bir kanitidir. Bu yollar, ordularin hizli hareket etmesini saglarken ayni zamanda ticaretin ve haberlesmenin can damari olmustur.

Roma mühendisliginin en dikkat çekici yanlarindan biri de su kemerleridir. Sehirlere kilometrelerce öteden temiz su tasiyan bu devasa yapilar, yerçekimi prensibini kusursuz bir egimle kullanarak Roma halkina kesintisiz su saglamistir. Bu sistemler, modern kanalizasyon ve su dagitim aglarinin temelini olusturmustur.

Roma betonunun (Opus caementicium) sirri ise volkanik kül kullanimidir. Bu özel karisim, yapilarin su altinda bile sertlesmesini ve asirlar boyunca depremlere karsi dirençli kalmasini saglamistir. Bugün hala ayakta olan Panteon gibi yapilar, bu antik teknolojinin günümüze ulasan en somut örnekleridir.