Caz, sadece notalardan olusan bir müzik türü degil, baskiya karsi yükselen bir özgürlük çigligidir. 20. yüzyilin basinda New Orleans’ta Afrikali Amerikali topluluklarin geleneksel müzikleriyle Avrupa armonilerinin birlesmesiyle dogmustur. Bu müzik, dogaçlama (improvisation) yapisi sayesinde her performansta yeniden yaratilir.

Cazin ruhu, "swing" ritmi ve hiyerarsi tanimayan yapisinda gizlidir. Bir caz toplulugunda her enstrüman sirasi geldiginde basrolü üstlenir ve kendi hikayesini anlatir. Duke Ellington’dan Miles Davis’e kadar cazin devleri, müzigi bir iletisim dili olarak kullanarak toplumsal bariyerleri yikmislardir.

Bugün caz, poptan hip-hopa kadar pek çok modern müzik türünün temelinde yatar. Klasik kaliplarin disina çikmak isteyen her müzisyen, bir noktada cazin o serbest ve deneysel dünyasindan ilham alir. Caz, dinleyicisine "su ani" hissettiren nadir sanat dallarindan biridir.