Egitim sistemi, kara tahtalardan akilli tabletlere uzanan devasa bir dönüsüm geçirdi. Bilginin sadece belli merkezlerde toplandigi dönem geride kaldi. Artik dünyanin en ücra kösesindeki bir ögrenci, internet araciligiyla dünyanin en iyi üniversitelerinin ders içeriklerine ulasabiliyor.
Pandemi ile hizlanan uzaktan egitim süreci, bize hibrit ögrenme modelinin ne kadar etkili olabilecegini ögretti. Senkron ve asenkron derslerin birlesimi, ögrencilerin kendi hizlarinda ögrenmelerine ve takildiklari konulari diledikleri kadar tekrar etmelerine olanak taniyor. Fiziksel siniflar ise artik sadece teorik bilgi aktarimi için degil, is birligi ve tartisma odakli atölyeler için kullaniliyor.
Gelecekte oyunlastirma (gamification) ve sanal gerçeklik (VR) egitimde daha aktif rol alacak. Bir tarih dersinde Roma Forumu’nda sanal olarak yürümek veya bir kimya deneyini patlama riski olmadan dijital laboratuvarda yapmak, ögrenmeyi çok daha kalici ve eglenceli hale getirecektir.