Minimalizm, sadece beyaz duvarlar ve az esyadan olusan bir iç mimari akim degil, bir zihin felsefesidir. Hayatimizdaki fazlaliklari temizledigimizde, geriye kalan "gerçekten önemli" seyler için daha fazla alan ve zaman açilir.

Zihinsel minimalizm ise sürekli bilgi bombardimanina maruz kaldigimiz bu çagda bir zorunluluktur. Bildirimleri kapatmak, çoklu görev (multitasking) yerine tek bir ise odaklanmak ve "hayir" demeyi ögrenmek, stres seviyemizi ciddi oranda düsürür.

Daha azina sahip oldugumuzda, sahip olduklarimizin degeri artar. Bu sadelesme süreci ilk etapta zorlayici olsa da, getirdigi iç huzur ve odaklanma yetenegi yasam kalitemizi kalici olarak yükseltir.