Psikolojik dayaniklilik veya orijinal adiyla resilience, kisinin zorlu yasam olaylari, travmalar veya stresli durumlar karsisinda toparlanabilme ve hatta bu süreçlerden güçlenerek çikabilme kapasitesidir. Bu, sadece "güçlü olmak" degil, ayni zamanda esneyebilmek ve firtina dindiginde yeniden ayaga kalkabilmek anlamina gelir.
Dayaniklilik dogustan gelen sabit bir özellik degil, ögrenilebilen ve gelistirilebilen bir beceridir. Olaylari felaketlestirmek yerine onlara birer problem çözme firsati olarak bakmak, sosyal destek aglarini güçlü tutmak ve öz sefkat pratigi yapmak, bu beceriyi artiran temel unsurlardir. Kendimize olan güvenimiz, geçmiste basa çiktigimiz zorluklari hatirlayarak perçinlenir.
Unutmamak gerekir ki dayaniklilik, stres veya üzüntü hissetmemek degildir. Aksine, tüm bu duygulari hissedip onlari saglikli bir sekilde isleme koyabilmektir. Hayatin kaçinilmaz inis çikislarinda savrulmak yerine, kendi içimizdeki pusulayi bulmak bizi daha anlamli ve tatmin edici bir yasama götürecektir.