Internet dünyasinin kalbi olan devasa veri merkezleri, dünya genelindeki elektrigin yaklasik %1 ila %2’sini tüketiyor. Veri trafigi her geçen gün artarken, teknoloji devleri bu tesisleri daha çevreci hale getirmek için yenilenebilir enerjiye yatirim yapiyor. Rüzgar ve günes enerjisi artik serverlari besleyen ana kaynaklar haline geliyor.
Microsoft gibi sirketler, veri merkezlerini sogutmak için gereken devasa enerjiden tasarruf etmek adina su alti veri merkezlerini test ediyor. Google, sogutma sistemlerini optimize etmek için yapay zeka algoritmalari kullanarak enerji tüketimini %40’a varan oranlarda azaltti. Ayrica donanimlarin geri dönüstürülmesi (e-atik yönetimi) stratejik bir önem kazandi.
Sadece donanim degil, kodlarin yazim biçimi bile enerji tüketimini etkiliyor. "Yesil kodlama" (Green Coding) prensipleriyle yazilan algoritmalar, islemciye daha az yük bindirerek cihazlarin batarya ömrünü uzatiyor ve sunucu yükünü azaltiyor. Sürdürülebilirlik, artik teknoloji dünyasinin ayrilmaz bir KPI (performans göstergesi) haline geldi.